Yeni kitabım Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından yayımlandı. Benim için büyük onur oldu. Bu eserde kaleme alınanlar, büyük oranda bugüne kadar yazdığım kitap ve diğer çalışmalardan derleme niteliğinde olup bir tür özet gibidir. Dolayısıyla yıllardır satır satır, kare kare kendimce ördüğüm bir Anadolu anlatısının yansımasıdır bunlar. Kitabı Barak’ı özellikle pek bilmeyenler için bir tür rehber olarak da tasarladım. Umarım faydalı olur.
Ayrıca bu kitapta biraz da kendi kendime bazı kısa söyleşmelerim var. Artık takdir sizlerin...
Kapaktaki fotoğraf ve aşağıdaki türkü 1990'lı yıllardan, fotoğrafı köyde bizim evin önünde çekmiştim.
Anam yöresel kıyafetler giydirmişti yeğenime böyle…
Babam ise bu "Döne Gelin" türküsünü ablamın nişanında, köyde ikimizin de olduğu
bir halayda söyledi:
"Oturmuş Döne Gelin, adamı yakar…
Güzel gözleri Barak'ı yakar…
Dönemin Dönemin..."
Herkesin "İthaka"sı Kendine…
Hangi yönden ve anlamda bakarsanız bakalım, insan hayatının bir yolculuk olduğuna kimse itiraz edemez sanırım. Bu yolculuğun başlangıç noktasına ise ister memleket diyelim, ister doğduğun topraklar, ister doyduğun veya mutlu olduğun yer, isterse kendini ait hissettiğin muhit… Tamamıyla kişisel bir deneyim ve anlam kurmacası bu… Kimse kimsenin yerini ikame edemez burada; bu yolculuk baştan sona öznel ve hissiyat ile ilgilidir. İlla bir yer veya memleket ile de sınırlı olmak zorunda değil. Bir duygu, düşünce, inanç, hayal, kişi, ülkü, beklenti ve umut da olabilir o. Bir açıdan insanı hayata bağlayan, onun anlam ve değer dünyasını inşa eden bir şey bu. İşte o “İthaka” (Yuvaya Dönüş) bir idealdir esas. İçeriği de onu kurana veya ona sahip olana veyahut onu taşıyana aittir sadece. Sizin için en iyiyi ve en güzeli ne temsil ediyorsa odur nihayetinde. Yoksa görünen bir yerden ibaret değildir. Hissetmek, bağ kurmak ve aidiyet duymak ile ilgilidir.
Bütün bunları bir köy hikâyesi olarak görmek isteyen elbet görebilir, yalnız görüntü her şey demek de değildir.