Her güz başı memleketten büyükçe bir paket gelir bize. Normal kargoyla taşınmaz tabiî; memleket otobüsleri getirir ancak onları. İçinde, anam başta olmak üzere, yengemin ve ağabeyimin itinayla hazırladığı, ayarladığı ve derlediği "zâhra"lar (kışlıklar) vardır. Bu kargoyu büyük bir ciddiyet ve görev bilinciyle yıllardır aksatmadan asıl hazırlayan irade elbette anam. Bu gelen basit bir salça ve kurutmalık paketi değildir ama. Ana ve memleket kokusudur kilometrelerce öteden gelen bu çuval ve karton kutudakiler. Ve belki bizim için de memleket ile aramızdaki en son maddi ve şefkat bağlarından biridir bu. Anam, içtenlikle hiç aksatmadan analık güdüsüyle yapıyor bunu. Yuvasını yapan ve koruyan bir kuş misali belki de o son bağımızı elinden geldiğince sağlamlaştırmaya çalışıyor, minnettarız. Allah cümle analara ve büyüklere sağlık sıhhat versin ama bu kargo işi daha ne kadar gider, bilemiyorum. Fakat bu kargodan bizim gönle aksedenler; sadece gelen fıstık, bastık, mercimek ve sair değil esas; sanırım "yuva" ile aramızdaki o hassas ve samimi bağ ve hissettirdikleri... İnşallah hiç kopmaz bu bağ…

1 yorum:
Evet bu analık içgüdüsü
Ve Buda son nesil onlardan sonrası yok.
Yorum Gönder