03 Mart 2015

Abdurrahman ALAGÖZ


Babam gibi O da Antepfıstığı ağaçlarına meftundu...
Meşum 'Samsun paketi' ile...
Anam Barak Ovası'nın meşhur bir köyündendir; Alagöz Köyü. Alagöz'den, bu dünyada tanıdığım en düzgün adamlardan birinin yeğeni olduğum için, buruk bir kıvanç duyarım. Zira o
da erken gidenlerden oldu. Daha 40'lı yaşlarında yakalandığı amansız bir hastalığın pençesinden kurtulamadı, 2001 yılının bir Güz günü o da Rabb'ine döndü.

Şu fani alemde, onun bir kişiyi kırdığına ne şahit oldum ne de duydum. Lakin, nedense hep bir durgun ve mahzun görünürdü Apo Dayı bana, tabiî bir de öylesine olgun ve yardımseverdi ki. Bu dünyada kadri ne kadar anlaşıldı bilemiyorum ama inşallah gittiği yerde mutlu olmuştur.

1 yorum:

Tercan Tiryaki dedi ki...

Mutluluğun yüzü yoksa, kilitli kaldıysa, hayat bir şiirse, bahta hüzün düşmüşse, gülüşünde gönlü saklı olanların şavkını görürsünüz,
Gülüşü güzel denir onlara, veya mahsim, masum,
solgun bir gül oluyor dokununca
eğilip alıyorum,kimse olmuyor belirsizliğinde,bir nezaketin, kırılganlığın gizlendiği bir adamdı O. Apo bir Necatiğil şiiri gibi yaşadı kısacık hayatını;çekingen, tutuk, saygılı. güz gelir aklıma durgunluğunda, duruşunda bir arkadaş, bakışlarında sevecen, masumiyet, dürüstlük. Babasının saflığını almış bir olgun adamdı Rahmetli. Bazıları hayatı kendine yaşar, bazıları sevinçlerini çok kişiye yansıtıp anılarda yaşar. Apo tanıyanların hepsinde güzel, sevimli ve hoş bir anı olarak kaldı, genç ve güzel bakışıyla tebessümle, sevgiyle, çekingen, tutuk ve saygılı. Aydınlık içinde mutlu kal, yüreği Baraktan büyük adam.