12 Mart 2015

Yaşanılan an ve berisi; ya ötesi?

Ne garip bir yer bu dünya. Allah bilir; kimler, hangi değerli hatıra ve duyguların birer yansıması veya nişanesi olarak bu fotoğrafları hangi kuytu köşelerde veya yaşadıkları mekânların başköşelerinde büyük bir heyecan ve iftiharla saklamıştı veya sergilemişti.

Şimdiyse; Beşiktaş'ta bir mahalle arasında, eski kitaplar satan bir dükkânın önünde tanesi 50 kuruştan ‘satılık’ olarak eski fotoğraf meraklılarının beğenisine ve insafına sunuluyor; bir fotoğraf için bile ne hazin bir sondur bu.
"Şüphesiz yeryüzüne ve onun üzerindekilere biz varis olacağız" Kur'an Meali 19/40.

Tanesi 50 kuruşa alıcısını bekleyen 'kimsesiz' fotoğraflar...
Demek ki, insan için yaşadığı anı 'sonsuzlaştıramadıkça' mutluluk diye bir şey yok aslında bu alemde, olan 'akıbeti' unuttukça ortaya çıkan geçici 'sevinç' zamanları...
"Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir" Kur'an Meali 29/64.

O zaman ey aziz insan; ne için çırpınırsın, ne diye koşturursun bu kadar?

1 yorum:

Tercan Tiryaki dedi ki...



Hüzün şiirin, hüzün hayatın özetidir. Mademki ölüm var, madem ki tüm fotograflar eskiyecek, ucuz fiyata eskicilere düşecek ve zaman herşeye hükmedecek, hüzün haktır.

Eski fotograf veya anılar nedense bana Nazımın ve saman sarısını hatırlatır. Hayat yolculuğunu bir şiirle paylaşır, herkesin hayatının bir yerlerine, yüreğine kelimeleri vurarak. Benzerdir bütün hayatlar aslında, kimisi nakşeder hayatını, kimisi resmeder.

Yıllardır böyle derin uykulara dalmışlığım yoktu

(der saman sarısının uykusuna daldığında,)

aynaların içinde iniyorum merdivenleri

(der sonra zamana daldığında, belki yirmisinde belki kırkında,)

kederli bir gül açıldı ağır ağır

(derken hayatın her bir tadına,)

(yudum yudum şehirlerimizin hasretini içer bilmem hangi şairle,)

ruhların dökümü madenin dökümünden bin kere zordur

(deyip hayatı özümseyerek çekerdi cigarasını)

yeryüzünün en güzel şehirlerinden biri boşaldı

(der hayatı özetlerken...)

söndü artık seni görmeyen aynalar nasıl sönerse

(deyip geçmiş ve geleceğe küfreder)

gereğinden genç yüreğinin kanına batırıp
her lokmayı
vakıtları yakalamak istiyorum



Hayat bir şiirle anlatılsa böyle anlatılırdı herhal, fotoğraf veya bir dize, önemli olan size neyi yansıttığı galiba. Ne anllattığı. şiirlere taşıyan, şiirleri aratan hayatlar, anılar fotograflarda saklı.

Anılarım en değerli varlığımdır der şair ölüme yol alırken, ve sonucu, hükmü verir hayat hakemi edasıyla.

onun başına gelecekleri bir ben biliyorum
çünkü inandım onun bütün inandıklarına
sevdim seveceği bütün kadınları
yazdım yazacağı bütün şiirleri
yattım yatacağı bütün hapislerde
geçtim geçeceği bütün şehirlerden
hastalandım bütün hastalıklarıyla
bütün uykularını uyudum gördüm göreceği bütün düşleri
bütün yitireceklerini yitirdim
saçları saman sarısı kirpikleri mavi

der restini çekerken geçmişe, zamana, doyulmamış bir geçmişe ve hayata, hayatı özetleyen mısra gelir şiirin sonunda, özetidir hayatın aslında;

sen mutluluğun resmini yapabilir misin,

Resim mutlu da olsa sararacak.