01 Kasım 2015

Culluk

1990'lı yılların sonu, bir bahar günü, Köyün poyraz harman
yeri, Anam cullukları yemlerken, 'Kanatlı' da harman yerini 
 teftiş ediyor ileride...
Hindinin bizim yöredeki namı culluktur. Daha iri ve gösterişli olan erkeğine ise mazman denir. Barakların vazgeçilmez kümes hayvanlarının başında gelir culluk. Sebebi çok açıktır! Bana göre, Barakların en özgün ve lezzetli yemekleri arasında ilk sırayı, buğday daha yeşilken bir nevi ateşte olgunlaştırılmış hâli olan firiğin culluk etiyle buluşması alır. Adına firik pilavında hindi kapama diyebileceğimiz bu yemek, özellikle havalar serinledikten sonra, Barakeli'nin en gözde ikramlarından biridir de. Culluk bir hayli yağlı bir kümes hayvanı olduğundan havalar sıcakken pek makbul değildir. Ancak odun ateşinde haşlanan culluğun suyuyla pişirilen firik pilavı ve ona eşlik edecek, yine culluk haşlama suyunun katılacağı kuru fasulye gibi bir 'cıvık' (sulu yemek), bu firik pilavlı hindi kapamayı tamamlar. Böylece, Barak'ın geleneksel et, aş (pilav) ve 'cıvık' (sulu yemek) şeklindeki meşhur yemek üçlemesi de tamamlanmış olur. Gerçi bu ayrı bir mevzu, ama Barakeli'nde düğünden cenazeye kadar neredeyse tüm kalabalık davet ve ortamlarda bu üçlünün misafirlere veya gelenlere sunulması bir çeşit ananeye dönüşmüştür âdeta. Sanki, o kelle ve döş (burada tabiî ki kuzuyu kastediyoruz) mutlaka pilav üstü olarak ikram edilmeli, yoksa 'ayıp' veya 'tuhaf' bile karşılanabilir, hafazanallah!

Neyse biz culluk konusuna geri dönersek, bu lezzetli ve revaçta hayvanın gördüğü yoğun talep yüzünden, culluk yetiştiriciliği, bilhassa herkesin kendi hane ihtiyacı için, önemli bir uğraş hâline de gelmiştir Barakeli'nde. Çoğu işte olduğu gibi, bu görev de, evin âyeline (hanım) kalır bu arada. Geçmişte gördüklerim, culluğun da, tıpkı antepfıstığı ağacı yetiştirmek gibi meşakkatli bir iş olduğu yönündedir. Bir kere, karşılaştığım en narin canlılardan biri hindi cücüğüdür (yavru). Hiç öyle diğer kümes hayvanlarına benzemez, birkaç aylık olana kadar, eğer kısmetliyseniz, hindi yavrularının en fazla yarısının canlı kalması büyük başarıdır. Hindi yavruları, kendi başına yetene kadar geçecek o birkaç aylık zaman zarfında, çok yakın bir ilgi ve bakıma ihtiyaç duyarlar. Ama çok aile de katlanır bu külfete, culluğun hatırına tabiî ki!

'Kanatlı' da çok mühimserdi culluk yetiştirmeyi; "Culluk eyi olur!" derdi hep.

Hiç yorum yok: